"Chaim Ginott Between Parent And Child adlı
kitabında yararlı bir tavsiyede bulunmaktadır. (fakat bunu uygulamak için büyük
bir sabır ve gülmece anlayışı gerekmektedir.) Çocuklara olmasını istediğiniz
çocuklarmış gibi davranın. Saldırgana bağırmak yerine, ona insanları ikna
etmekte ve konuşmakta başarılı olduğunu, isterse kibar davranabileceğini
söyleyin."
ÇOCUKLARLA KASIM AYI BOYUNCA ( Ailede sevgi ve saygı)
Diğer insanların olumlu
yönlerini birlikte bilebilme
Karşısındakinin hislerine
önem vermE
DOĞA
VAROLUŞÇU ZEKA VE GELİŞTİRİCİ ETKİNLİKLERDE
Bitkilerin gövdeden de
ürediklerini gözlemlemeyi
Hayvan ve bitki yetiştirme
sorumluluğunu
Diş temizliği ile ilgili
yumurta deneyini
Mikropların gözlenmesini
SÖZEL VE DİLSEL ZEKA
GELİŞİMİNDE
Duygularını sözle ifade
edebilmeyi
Kızgınlık anında kötü
kelimeler kullanmamayı
Bazen susmanın konuşmak
kadar erdemli olduğunu
Zor durumda olan insanlara
teselli sözcükleri kullanmayı
Anadilini etkin olarak
kullanmayı
ÖZBAKIM
BECERİLERİNDE
Dişlerini kurallarına uygun olarak fırçalayabilme.
BEDENSEL VE KİNETİKSEL ZEKA GELİŞİMİNDE
Kalemi
kurallara uygun kullanabilme,
Makası
kurallara uygun kullanabilme ve tutabilme,
Suluboya fırçasını ve boyaları uygun olarak kullanabilme.
3 YAŞ
ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Büyük
ve küçük kas aktivitelerinde daha başarılı, daha fazla kontrole sahiptirler.
Daha istekli, ilgili arkadaş canlısı ve daha bağımsızdırlar. Hikaye dinlemek ve
tekrarlamaktan hoşlanırlar. Dikkat süreleri hala çok kısadır. Üç ve daha fazla
kelime içeren cümleler kurabilirler. Hala hatalı konuşmakla birlikte konuşmalar
daha anlaşılır şekildedir. 1000 kelime hazinesine sahiptirler. İki-üç emri arka
arkaya yerine getirebilirler. Su köşesi aktivitelerinden hoşlanırlar.
Zihinsel Gelişim Özellikleri Yapılabilecek Aktiviteler
Üç
objeyi seçme ve sayma
a.
Her çocuk için masaya çatal, kaşık, tabak koymalarını isteme
b.
Bahçeden seçerek üç çiçek toplamasını isteme
Dört-altı rengi tanıma ve eşleştirme (önce kırmızı, yeşil, mavi, sarı daha sonra
kahverengi, siyah, turuncu, mor)
a.
Bir daireyi her biri farklı renk olacak şekilde altı eşit parçaya bölme ve
çocuktan bu altı rengi seçerek etrafına yerleştirmesini isteme
b.
Altı tane renkli kutu ve altı tane aynı renkteki fasulye torbaların çocuğa
vererek, uygun renkteki fasulye torbasını uygun kutuya fırlatmalarını sağlama
c.
Bir kutuya 8-10 tane farklı renkte nesne koyarak çocuktan ismi söylenilen
renkteki nesneyi bulmasını isteme
Merdivenleri tek adımlarla çıkabilir.
Tek
ayak üzerinde durabilir zıplar;parmak uçlarında yürüme denemeleri yapar.
Koşmayı daha iyi becerir;köşeleri rahatlıkla döner,hızını artırabilir ve
azaltabilir.Zaman zaman tökezlenir ve düşer.
Bir
insanı normal çizemez.yuvarlak çizgilere geçiş görülür.
Tuvalet ihtiyacını belirtir.
Ancak,zaman zaman,oyuna daldığında ya da bazı geceler,haber verme gecikebilir.
Yuvarlak,kare,üçgen şekilleri eşleştirebilir;yerine yerleştirebilir;ancak bu
şekilleri çizemez.
Özellikle dilde,bu eşleştirme yeteneği belirgindir.
Objeleri kolayca sınıflayabilir;tanmlayabilir;kıyaslayabilir.
Ana
renkleri tanır ve eşleştirebilir.
Durmadan soru sorar.
Uygun
olan ve olmayan davranışlarıyla ilgili tepkileri anlayabilir;bunlara göre
kendini yöneltebilir.
3-4 yaş çocuğun genel
psikolojik özellikleri
Bilişsel, duygusal ve sosyal gelişim olarak 3-4 yaşı kapsayan iki yıllık yelpaze
deki farklılıklarla birlikte bu yaş çocukları büyük ölçüde ben merkezcidir.
Genelde neşeli olduğu yaşlardan daha bağımsız, inatçı ve kendi isteği ile
hareket etme değişimi gözlenir. Yaşıtlarını veya yetişkinleri sürekli taklit
eder, onların davranışlarını ve sözlerini tekrarlar. Çevresi ile sözlü iletişim
kurabilen, yaşıtlarıyla kısa süreli de olsa oynayabilecek şekildeki
birlikteliği onun sosyalleşme yolundaki ilk gerçek deneyimleridir.
Bu
dönemde neden özellikle arkadaşlarına karşı kötü sözler kullanma eğilimleri
vardır?
Çocuklar çevrelerine söyledikleri kötü sözleri, kızmak, engellenmek, öfke
duygularının ifadesi yanında, tepkileri takip ederek dikkat çekmek, ilgi
ihtiyacı, yetişkinliğe ulaşma kriteri olarak görme, yetişkinleri taklit etme,
kendini güçlü, özgür hissetme ve tepki gösterme aracı olarak kullanırlar.
Kötü
sözler kullanan bir çocuğa ebeveynler nasıl yaklaşmalıdır?
*Öfke ve düşmanlık dolu sözlerle model olmayıp, örnek olunuz.
*Çevreden duymasını engelleyiniz.
*Söylenen sözün anlamını ona açıklayınız.
*Bu kelimeleri duymaktan dolayı rahatsızlığınızı dile getiriniz.
*Duygularını başka türlü ifade etmesini sağlayınız.
*Dikkat çekmek amacını taşıyorsa görmezden geliniz.
*Şaşkınlıkla, kızarak ya da gülerek tepki vermeyiniz.
*Başka aktivitelere yönlendiriniz.
*Zaman ayırarak, olumlu ilişki kurun, cesaretlendiriniz.
*Güzel konuşmalarını takdir edip, güzel konuşmalarının artmasını sağlayınız.
Okul Öncesi Dönemde Beden Eğitimi ve
Önemi
Çocuğa okul öncesi dönemde verilecek
olan sistemli ve programlı bir hareket eğitimi, ona sağlıkla ilgili
alışkanlıkları, düzenli olmayı, iradesini kullanmayı ve iş birliği
kazandıracaktır. Daha sonraki yaşamında spor yapma alışkanlığının temelleri bu
eğitimle atılmış olacaktır. Kas kuvveti, dayanıklılık, esneklik ve çeviklik gibi
temel beceri unsurları okul öncesi dönemdeki eğitimle gelişecektir.
Beden eğitiminin en önemli
hedeflerinden biri de kişiye, yaşam kültürü içinde spora gereksinim duyabilme
yönünde spor yapabilme alışkanlığı kazandırabilmektir.
Tesis, malzeme, kültürel
çevre, spor eğitimcisi faktörleri içinde spor eğitimi alanlarının (branşlarının)
geliştirilmesi, çocuğa yönelik programların oluşturulması ayrı bir inceliktir.
Çocukların okul öncesinden
başlayarak, sportif aktivitelere yönlendirilmesi bencilce hareket etme
huylarının değişmesine, kendi aralarındaki sosyal uyumu bozmadan rekabet
edebilme yeteneğini kazanmasına ve mücadele duygusunun aşılanmasına etki
edecektir.
Oyun oynarken çocuk kendini
evinde olduğu kadar güvende hisseder. Ayrıca cesareti, paylaşmayı, kendine
yetmeyi ve başkalarına yardım etmeyi öğrenir.
Çocuklar, fiziksel
aktivitelere ve okul öncesinde önemli bir yeri olan hareketli oyunlara
katılarak; iş birliğini, yardımlaşmayı, hoşgörüyü, paylaşmayı, arkadaşlarına ve
oyunun kurallarına saygılı olmayı ve duygularını kontrol etmeyi öğrenir. Çocuk
bu aktiviteler sırasında vücudunu ve yeteneklerini tanır, kendini ifade etme
fırsatını bulur. Yaratıcılık ve problem çözme gibi yeteneklerini geliştirir.
Bunun sonunda fiziksel aktiviteler, hareketli oyunlar sonucu elde edilen başarı,
çocuğun kendini yeterli hissetmesine, dolayısıyla olumlu bir benlik tasarımı
geliştirmesine de katkıda bulunur. Çocuklar kendilerini hareket içerisinde
denerler, düşündüklerini oyun şeklinde veya oyun içerisinde sergilerler.
Çocuklar, içinde bulundukları
sosyal çevrede çok çeşitli uyarıcıların etkisinde kalırlar. Çocuğun gelişimi,
fizyolojik olarak kendi sahip olduğu kapasiteyle şekillenmeye hazırken,
dışarıdan aldığı uyarıcılar onun gelişimini olumlu ya da olumsuz yönde etkiler.
Okul öncesi çocuğu, içinde
bitmek tükenmek bilmez bir enerji ile çevresiyle etkileşim hâlindedir.
Kararlarında bazen çok ısrarlı, bazen çok değişkendir; kendine güven ile
güvensizlik arasında gidip gelen bağımsızlık ve bağımlılık boyutlarında
ilişkilerini düzenler. En popüler uğraşı oyun aktiviteleri, en güvendiği kişi
ise oyun arkadaşlarıdır.
Okul öncesi dönemde beden
eğitimi çalışmalarına sistemli bir şekilde yer verildiği takdirde, çocukların
sadece hareket gelişimine değil, sosyal, duygusal, zihinsel gelişimlerine de
katkılar olacaktır. Beden eğitimi çalışmalarının planlanmasında ve
uygulamalarında çocukların yaşları, gelişimsel özellikleri ve bireysel
farklılıklarının bilinmesi çok önemli bir unsurdur.
3–4 yaş çocuklarının
koordinasyon özellikleri tam olarak gelişmediğinden zorlayıcı etkinliklerden
kaçınmalı, çalışmalarda belirli zaman dilimlerinde yüklenme ve dinlenmeleri
dengeli olarak ayarlanmalıdır. Bu yaş grubu çocukların hareketleri birbiri ile
uyum göstermediğinden eşli egzersizlerden çok bireysel etkinliklere ağırlık
verilmelidir. Koşma, sıçrama, sürünme, emekleme, fırlatma, atma gibi aktiviteler
oyunlaştırılarak eğlenceli çalışmalar hâlinde sunulabilir.
Çocuğum Bebek Kardeşine Zarar Veriyor?Ne yapmalıyım?
Bu tür konularda sonuç
almayı ve sorunların azalmasını çok istiyor insan ama biz anne babaların bilmesi
gereken en önemli şeylerden biri şu ki böyle sorunların bitmesi süreç istiyor.
Öncelikle uzun bir süreç ve gayretlerimiz sonrasında olumlu sonuçlar elde
edebileceğimizi bilmek gerekiyor sanırım.
Bizlerin değerlendirmesi gereken bir nokta da insana verilen bu tür
özelliklerin insanın duygusal gelişimi için çok hikmetler barındırdığıdır.
Kıskançlık çocuğun bazı şeyleri anlamasına sebep olacak bir duygu, tabi biz
yanlış yönlendirmeler yapmazsak. Kendisinin tek ve yekta olmadığını, anne
babanın sevgi verdiği kendisi gibi başka bir varlığın da bulunabileceğini, bunun
kendisinin sevilmesini engellemediğini, hoşuna gitmese ve rahatsız olsa da bazı
oyuncakları vs.yi paylaşması gerektiğini, kendisine gösterilen ilgiye ortak
çıkan bir varlığa zaman içinde sevgi ve şefkat duymayı öğrenir mesela. Böylece
geçim denilen zor işi öğrenerek kaliteli bir sosyal özellik de kazanır. Bunlar
kıskançlığın getirdiği ilk aklıma gelen faydalar, çok faydası vardır. Yeter ki
biz büyük yanlışlar yapıp işi tersine çevirmeyelim.
İkinci çocuğum olduğunda en çok sorulan soru şuydu: Napıyor kıskanıyor mu? Çok
zor değil mi? Bu soruda keşke kıskanmasa, keşke her şey düz gitse, böyle bir
sorun olmasa kaygısı vardır. Ama aslında bu gerçekçi olmayan bir kaygı. Yukarıda
da değinmeye çalıştığım gibi kafamızdan bu kıskançlık ne zor ne kötü fikrini
atmamız gerekiyor. Bu fikri atmak biraz da kıskançlığın getirilerini düşünmek ve
hedeflemeye çalışmakla olacak herhalde.
Bir, küçük geldi diye büyüğe olan sevgimizin asla azalmadığını olabildiğince
göstermek ve iki; büyüğün küçüğü sevmesini sağlayarak bu hedeflere ulaşabiliriz
kanaatimce. Bebeği emzirmek için kucağıma aldığımda veya altını alırken, annem
şimdi bebekle ilgileniyor ya ben ne olacağım kaygısı taşıdığını anladığım oğluma
özellikle ben bebekle ilgilendiğim sıralarda seni çok seviyorum oğlum biliyor
musun, gel seni bir öpeyim, gel sen de anneyi öp gibi şeyler söylemeye
başladığımdan beri bu kaygılı bakışları oldukça azaldı. Bu bizim yöntemimiz,
başka çocuklara başka şekilde de gösterilebilir. Her anne baba bebek geldi diye
büyüğe olan sevginin azalmadığını bir şekilde göstermeye çalışmalı.
Kardeşler arasındaki ilişkiyi geliştirmek için de elinden geleni
yapmalı. Oyun kurmak ve oynatmak bu geliştirme işinde annenin kullanabileceği
faydalı bir yöntem. Bebekle oyun oynamaya başladığından beri oğlumun
saldırganlığı da azalmaya başladı.
Bir çok kaynakta kıskançlık
sorunu için büyük çocuğun babayla birebir vakit geçirmesinin iyi bir ilaç
olduğunu okudum. Babanın meşgulse kıskançlık sorunu artıyormuş. Kardeşler arasındaki kıskançlığı ortadan kaldırmak için;
- Vurma yasağı koymalı ve büyük çocuğa, yaptığına razı gelmediğimizi bir şekilde
iletmeliyiz.
- Duygusal davranmaktan ve aşırı öfkeden kaçınmalıyız.
- Olaydan sonra dikkatimizi saldırgan büyük çocuğa değil kurban olan küçüğe
yönlendirmeliyiz. Büyük çocuğa daha çok yönelip kızarsak, bu yolla ilgi çekmeyi
ona öğretmiş oluruz. Ancak büyüğe kendisini sevdiğimize dair mesajı daima
vermeliyiz.
- Büyüğü etiketlememeli, hep zarar veriyorsun, ne kadar kötüsün, acımasızsın
gibi tabirler çocuğa bu rolü kabullendirebilir.
- Kavgadan sonra küçüğü bir yerde bırakıp, büyüğü kardeşinden uzak kalsın diye
yanımıza alıp ödüllendirmemeliyiz.
- Geceleri büyüğü yatırırken kendisini çok sevdiğimizi söylemeli ve bu yönde
mesajlar vermeliyiz. (Bu da bizim için çok faydalı oldu. Hem rahatlıyor çocuk
hem de sanırım gece vakti bilinç altına yerleşiyor.)
- Çocuğa zorla özür diletmek rol yaptırmak yerine duygularını anlatmasına teşvik
etmeli.
- Sürekli zarar verme varsa onları meşgul edip dikkatlerini yönlendirmeli,
mümkünse ayrı ayrı odalarda tutmalı.
- Kavga sebebi olan şeylerden kurtulmalı. İlk çocuğu ikincinin istilasından
korumalı. Ona ayrı bir oyun yeri hazırlamalı. (Bugünlerde hı ha hı ha diye
heyecanlı sesler çıkararak emekleyen kızım ağabeyini oyununa dalıp her şeyi
çekiştiriyor. Bu istila ne demek çok iyi biliyorum.)
- Çocukları birbiriyle kıyaslamamalıyız. Farkında olmadan söylediğimiz bazı
şeyler de kıskançlık sebebidir.
- Oynama ve işbirliği çabalarını takdir etmeli.
ÇOCUKLARDA
UYKU
Bir gece uykusuz kalan
birisi huysuz,
acayip, sinirli, sakar ve
beceriksiz olur.
İki gece uykusuz kalırsa
düşünmede
ve bir şeyler yapmada
problem yaşar.
Beyni ve vücudu normal
görevlerini yapamaz.
Beş gün uykusuz kalırsa
hayal görmeye başlar.
Kısaca beynin ve vücudun
uykuya ihtiyacı var .
Uykusuz kaldıklarında beyin
vücuda gerekli
emirleri veremez.Şimdi iyi
bir uykunun püf
noktalarına bakalım.Bunların
hepsi sizin işinize
yaramayabilir.Ama birkaç
tanesi işinizi görebilir.
Uyumadan önce biraz kitap okuyalım yada yazı yazalım.Bu şekilde uyumayı
zorlaştıracak düşünceler kafadan uçar gider.
Karanlık bir odada uyuyalım eğer karanlıktan korkuyorsak odada ışık
değil,koridordaki ışık yada gece lambası açık kalabilir.Çünkü ışıklı yerde
vücudumuz iyi dinlenemez.
Kahve ve çay uykumuzu uçurur.Uyumadan önce uykumuzu uçuracak yiyecek ve
içeceklerden uzak duralım
Uykudan önce hop hop hoplayıp,zıp zıp zıplayarak spor yapmayalım.Spor yapmak
istiyorsak bunu gün içinde yapalım.
Sağ tarafımıza yatalım,Kalbimiz solda olduğunda, sol tarafa yatılırsa kalp
sıkışır,rahatsız olur Sırt üstü de yatabiliriz fakat asla yüzükoyun
yatmamalıyız.Çünkü buda kalbe çok zarar verir.