» Kasım Bülteni

Kasım Bülteni

 

ÖZEL UFUK KREŞ VE GÜNDÜZ BAKIMEVİ BÜLTENİ
          
 
"Chaim Ginott Between Parent And Child adlı kitabında yararlı bir tavsiyede bulunmaktadır. (fakat bunu uygulamak için büyük bir sabır ve gülmece anlayışı gerekmektedir.) Çocuklara olmasını istediğiniz çocuklarmış gibi davranın. Saldırgana bağırmak yerine, ona insanları ikna etmekte ve konuşmakta başarılı olduğunu, isterse kibar davranabileceğini söyleyin."
 
 
ÇOCUKLARLA KASIM AYI BOYUNCA  ( Ailede sevgi ve saygı)
 
KİŞİSEL (İÇSEL),SOSYAL ZEKA GELİŞTİRİCİ ETKİNLİKLERDE
Sosyal hayatta sağlıklı ilişkiler yürütebilmeyi
Sosyal grup içerisinde paylaşabilmeyi
Başkalarının düşüncelerine önem vermeyi
Yardım duygusunu geliştirebilme
Birlikte hareket etmenin ve takım ruhunun önemini
Diğer insanların olumlu yönlerini birlikte bilebilme
Karşısındakinin hislerine önem vermE
 
DOĞA VAROLUŞÇU ZEKA VE GELİŞTİRİCİ ETKİNLİKLERDE
Bitkilerin gövdeden de ürediklerini gözlemlemeyi
Hayvan ve bitki yetiştirme sorumluluğunu
Diş temizliği ile ilgili yumurta deneyini
Mikropların gözlenmesini
 
SÖZEL VE DİLSEL ZEKA GELİŞİMİNDE
Duygularını sözle ifade edebilmeyi
Kızgınlık anında kötü kelimeler kullanmamayı
Bazen susmanın konuşmak kadar erdemli olduğunu
Zor durumda olan insanlara teselli sözcükleri kullanmayı
Anadilini etkin olarak kullanmayı
 
ÖZBAKIM BECERİLERİNDE
Dişlerini kurallarına uygun olarak fırçalayabilme.
 
BEDENSEL VE KİNETİKSEL ZEKA GELİŞİMİNDE
Kalemi kurallara uygun kullanabilme,
Makası kurallara uygun kullanabilme ve tutabilme,
Suluboya fırçasını ve boyaları uygun olarak kullanabilme.
 
3 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Büyük ve küçük kas aktivitelerinde daha başarılı, daha fazla kontrole sahiptirler. Daha istekli, ilgili arkadaş canlısı ve daha bağımsızdırlar. Hikaye dinlemek ve tekrarlamaktan hoşlanırlar. Dikkat süreleri hala çok kısadır. Üç ve daha fazla kelime içeren cümleler kurabilirler. Hala hatalı konuşmakla birlikte konuşmalar daha anlaşılır şekildedir. 1000 kelime hazinesine sahiptirler. İki-üç emri arka arkaya yerine getirebilirler. Su köşesi aktivitelerinden hoşlanırlar.
 
Zihinsel Gelişim Özellikleri Yapılabilecek Aktiviteler
Üç objeyi seçme ve sayma
  a. Her çocuk için masaya çatal, kaşık, tabak koymalarını isteme
  b. Bahçeden seçerek üç çiçek toplamasını isteme
 
Dört-altı rengi tanıma ve eşleştirme (önce kırmızı, yeşil, mavi, sarı daha sonra kahverengi, siyah, turuncu, mor)
  a. Bir daireyi her biri farklı renk olacak şekilde altı eşit parçaya bölme ve çocuktan bu altı rengi seçerek etrafına yerleştirmesini isteme
  b. Altı tane renkli kutu ve altı tane aynı renkteki fasulye torbaların çocuğa vererek, uygun renkteki fasulye torbasını uygun kutuya fırlatmalarını sağlama
  c. Bir kutuya 8-10 tane farklı renkte nesne koyarak çocuktan ismi söylenilen renkteki nesneyi bulmasını isteme
 
Merdivenleri tek adımlarla çıkabilir.
 
 Tek ayak üzerinde durabilir zıplar;parmak uçlarında yürüme denemeleri yapar.
 Koşmayı daha iyi becerir;köşeleri rahatlıkla döner,hızını artırabilir ve azaltabilir.Zaman zaman tökezlenir ve düşer.
 Ayakkabılarını (genellikle ters) giyinebilir;ancak bağcıklarını bağlayamaz.
 Basit giysileri giyilebilir. ve çıkarabilir.
 Küpleri üst üste koymada ustalaşmıştır.
9-10 küple kale yapabilir.Küpleri yatay kullanma görülür.
 Su dolu bir bardağı taşıyabilir;suyunu içebilir.
Çatalla yemek yemeye başlar.
Kaşık kullanmada ustalaşmıştır.
 Kağıdı yandan katlayabilir.
Gösterildiği halde,genellikle köşe katlaması yapamaz.
 Köşeli,dikey çizgiler çizebilir.
Bir insanı normal çizemez.yuvarlak çizgilere geçiş görülür.
 Tuvalet ihtiyacını belirtir.
 Ancak,zaman zaman,oyuna daldığında ya da bazı geceler,haber verme gecikebilir.
 Yuvarlak,kare,üçgen şekilleri eşleştirebilir;yerine yerleştirebilir;ancak bu şekilleri çizemez.
 Özellikle dilde,bu eşleştirme yeteneği belirgindir.
Objeleri kolayca sınıflayabilir;tanmlayabilir;kıyaslayabilir.
 Ana renkleri tanır ve eşleştirebilir.
 Durmadan soru sorar.
 Uygun olan ve olmayan davranışlarıyla ilgili tepkileri anlayabilir;bunlara göre kendini yöneltebilir.
3-4 yaş çocuğun genel psikolojik özellikleri
Bilişsel, duygusal ve sosyal gelişim olarak 3-4 yaşı kapsayan iki yıllık yelpaze deki farklılıklarla birlikte bu yaş çocukları büyük ölçüde ben merkezcidir.
Genelde neşeli olduğu yaşlardan daha bağımsız, inatçı ve kendi isteği ile hareket etme değişimi gözlenir. Yaşıtlarını veya yetişkinleri sürekli taklit eder, onların davranışlarını ve sözlerini tekrarlar. Çevresi ile sözlü iletişim kurabilen, yaşıtlarıyla  kısa süreli de olsa oynayabilecek şekildeki birlikteliği onun sosyalleşme yolundaki ilk gerçek deneyimleridir.
Bu dönemde neden özellikle arkadaşlarına karşı kötü sözler kullanma eğilimleri vardır?
Çocuklar çevrelerine söyledikleri kötü sözleri, kızmak, engellenmek, öfke duygularının ifadesi yanında,  tepkileri takip ederek dikkat çekmek, ilgi ihtiyacı,  yetişkinliğe ulaşma kriteri olarak görme, yetişkinleri taklit etme, kendini güçlü, özgür hissetme ve tepki gösterme aracı olarak kullanırlar.
Kötü sözler kullanan bir çocuğa ebeveynler nasıl yaklaşmalıdır?
*Öfke ve düşmanlık dolu sözlerle model olmayıp, örnek olunuz.
*Çevreden duymasını engelleyiniz.
*Söylenen sözün anlamını ona açıklayınız.
*Bu kelimeleri duymaktan dolayı rahatsızlığınızı dile getiriniz.
*Duygularını başka türlü ifade etmesini sağlayınız.
*Dikkat çekmek amacını taşıyorsa görmezden geliniz.
*Şaşkınlıkla, kızarak ya da gülerek tepki vermeyiniz.
*Başka aktivitelere yönlendiriniz.
*Zaman ayırarak, olumlu ilişki kurun, cesaretlendiriniz.
*Güzel konuşmalarını takdir edip, güzel konuşmalarının artmasını sağlayınız. 
 
    Okul Öncesi Dönemde Beden Eğitimi ve Önemi
    Çocuğa okul öncesi dönemde verilecek olan sistemli ve programlı  bir hareket eğitimi, ona sağlıkla ilgili alışkanlıkları, düzenli olmayı, iradesini kullanmayı ve iş birliği kazandıracaktır. Daha sonraki yaşamında spor yapma alışkanlığının temelleri bu eğitimle atılmış olacaktır. Kas kuvveti, dayanıklılık, esneklik ve çeviklik gibi temel beceri unsurları okul öncesi dönemdeki eğitimle gelişecektir.
Beden eğitiminin en önemli hedeflerinden biri de kişiye, yaşam kültürü içinde spora gereksinim duyabilme yönünde spor yapabilme alışkanlığı kazandırabilmektir.
Tesis, malzeme, kültürel çevre, spor eğitimcisi faktörleri içinde spor eğitimi alanlarının (branşlarının) geliştirilmesi, çocuğa yönelik programların oluşturulması ayrı bir inceliktir.
 Çocukların okul öncesinden başlayarak, sportif aktivitelere yönlendirilmesi bencilce hareket etme huylarının değişmesine, kendi aralarındaki sosyal uyumu bozmadan rekabet edebilme yeteneğini kazanmasına ve mücadele duygusunun aşılanmasına etki edecektir.
Oyun oynarken çocuk kendini evinde olduğu kadar güvende hisseder. Ayrıca cesareti, paylaşmayı, kendine yetmeyi ve başkalarına yardım etmeyi öğrenir.
Çocuklar, fiziksel aktivitelere ve okul öncesinde önemli bir yeri olan hareketli oyunlara katılarak; iş birliğini, yardımlaşmayı, hoşgörüyü, paylaşmayı, arkadaşlarına ve oyunun  kurallarına saygılı olmayı ve duygularını kontrol etmeyi öğrenir. Çocuk bu aktiviteler sırasında vücudunu ve yeteneklerini tanır, kendini ifade etme fırsatını bulur. Yaratıcılık ve problem çözme gibi yeteneklerini geliştirir. Bunun sonunda fiziksel aktiviteler, hareketli oyunlar sonucu elde edilen başarı, çocuğun kendini yeterli hissetmesine, dolayısıyla olumlu bir benlik tasarımı geliştirmesine de katkıda bulunur. Çocuklar kendilerini hareket içerisinde denerler, düşündüklerini oyun şeklinde veya oyun içerisinde sergilerler.
Çocuklar, içinde bulundukları sosyal çevrede çok çeşitli uyarıcıların etkisinde kalırlar. Çocuğun gelişimi, fizyolojik olarak kendi sahip olduğu kapasiteyle şekillenmeye hazırken, dışarıdan aldığı uyarıcılar onun gelişimini olumlu ya da olumsuz yönde etkiler.
Okul öncesi çocuğu, içinde bitmek tükenmek bilmez bir enerji ile çevresiyle etkileşim hâlindedir. Kararlarında bazen çok ısrarlı, bazen çok değişkendir; kendine güven ile güvensizlik arasında gidip gelen bağımsızlık ve bağımlılık boyutlarında ilişkilerini düzenler. En popüler uğraşı oyun aktiviteleri, en güvendiği kişi ise oyun arkadaşlarıdır.
Okul öncesi dönemde beden eğitimi çalışmalarına sistemli bir şekilde yer verildiği takdirde, çocukların sadece hareket gelişimine değil, sosyal, duygusal, zihinsel gelişimlerine de katkılar olacaktır. Beden eğitimi çalışmalarının planlanmasında ve uygulamalarında çocukların yaşları, gelişimsel özellikleri ve bireysel farklılıklarının  bilinmesi çok önemli bir unsurdur.
3–4 yaş çocuklarının koordinasyon özellikleri tam olarak gelişmediğinden zorlayıcı etkinliklerden kaçınmalı, çalışmalarda belirli zaman dilimlerinde yüklenme ve dinlenmeleri dengeli olarak ayarlanmalıdır. Bu yaş grubu çocukların hareketleri birbiri ile uyum göstermediğinden eşli egzersizlerden çok bireysel etkinliklere ağırlık verilmelidir. Koşma, sıçrama, sürünme, emekleme, fırlatma, atma gibi aktiviteler oyunlaştırılarak eğlenceli çalışmalar hâlinde sunulabilir.
                                      
Çocuğum Bebek Kardeşine Zarar Veriyor?Ne yapmalıyım?
Bu tür konularda sonuç almayı ve sorunların azalmasını çok istiyor insan ama biz anne babaların bilmesi gereken en önemli şeylerden biri şu ki böyle sorunların bitmesi süreç istiyor. Öncelikle uzun bir süreç ve gayretlerimiz sonrasında olumlu sonuçlar elde edebileceğimizi bilmek gerekiyor sanırım.
           Bizlerin değerlendirmesi gereken bir nokta da insana verilen bu tür özelliklerin insanın duygusal gelişimi için çok hikmetler barındırdığıdır. Kıskançlık çocuğun bazı şeyleri anlamasına sebep olacak bir duygu, tabi biz yanlış yönlendirmeler yapmazsak. Kendisinin tek ve yekta olmadığını, anne babanın sevgi verdiği kendisi gibi başka bir varlığın da bulunabileceğini, bunun kendisinin sevilmesini engellemediğini, hoşuna gitmese ve rahatsız olsa da bazı oyuncakları vs.yi paylaşması gerektiğini, kendisine gösterilen ilgiye ortak çıkan bir varlığa zaman içinde sevgi ve şefkat duymayı öğrenir mesela. Böylece geçim denilen zor işi öğrenerek kaliteli bir sosyal özellik de kazanır. Bunlar kıskançlığın getirdiği ilk aklıma gelen faydalar, çok faydası vardır. Yeter ki biz büyük yanlışlar yapıp işi tersine çevirmeyelim.
İkinci çocuğum olduğunda en çok sorulan soru şuydu: Napıyor kıskanıyor mu? Çok zor değil mi? Bu soruda keşke kıskanmasa, keşke her şey düz gitse, böyle bir sorun olmasa kaygısı vardır. Ama aslında bu gerçekçi olmayan bir kaygı. Yukarıda da değinmeye çalıştığım gibi kafamızdan bu kıskançlık ne zor ne kötü fikrini atmamız gerekiyor. Bu fikri atmak biraz da kıskançlığın getirilerini düşünmek ve hedeflemeye çalışmakla olacak herhalde.
Bir, küçük geldi diye büyüğe olan sevgimizin asla azalmadığını olabildiğince göstermek ve iki; büyüğün küçüğü sevmesini sağlayarak bu hedeflere ulaşabiliriz kanaatimce. Bebeği emzirmek için kucağıma aldığımda veya altını alırken, annem şimdi bebekle ilgileniyor ya ben ne olacağım kaygısı taşıdığını anladığım oğluma özellikle ben bebekle ilgilendiğim sıralarda seni çok seviyorum oğlum biliyor musun, gel seni bir öpeyim, gel sen de anneyi öp gibi şeyler söylemeye başladığımdan beri bu kaygılı bakışları oldukça azaldı. Bu bizim yöntemimiz, başka çocuklara başka şekilde de gösterilebilir. Her anne baba bebek geldi diye büyüğe olan sevginin azalmadığını bir şekilde göstermeye çalışmalı.
            Kardeşler arasındaki ilişkiyi geliştirmek için de elinden geleni yapmalı. Oyun kurmak ve oynatmak bu geliştirme işinde annenin kullanabileceği faydalı bir yöntem. Bebekle oyun oynamaya başladığından beri oğlumun saldırganlığı da azalmaya başladı.
Bir çok kaynakta kıskançlık sorunu için büyük çocuğun babayla birebir vakit geçirmesinin iyi bir ilaç olduğunu okudum. Babanın meşgulse kıskançlık sorunu artıyormuş.
Kardeşler arasındaki kıskançlığı ortadan kaldırmak için;
- Vurma yasağı koymalı ve büyük çocuğa, yaptığına razı gelmediğimizi bir şekilde iletmeliyiz.
- Duygusal davranmaktan ve aşırı öfkeden kaçınmalıyız.
- Olaydan sonra dikkatimizi saldırgan büyük çocuğa değil kurban olan küçüğe yönlendirmeliyiz. Büyük çocuğa daha çok yönelip kızarsak, bu yolla ilgi çekmeyi ona öğretmiş oluruz. Ancak büyüğe kendisini sevdiğimize dair mesajı daima vermeliyiz.
- Büyüğü etiketlememeli, hep zarar veriyorsun, ne kadar kötüsün, acımasızsın gibi tabirler çocuğa bu rolü kabullendirebilir.
- Kavgadan sonra küçüğü bir yerde bırakıp, büyüğü kardeşinden uzak kalsın diye yanımıza alıp ödüllendirmemeliyiz.
- Geceleri büyüğü yatırırken kendisini çok sevdiğimizi söylemeli ve bu yönde mesajlar vermeliyiz. (Bu da bizim için çok faydalı oldu. Hem rahatlıyor çocuk hem de sanırım gece vakti bilinç altına yerleşiyor.)
- Çocuğa zorla özür diletmek rol yaptırmak yerine duygularını anlatmasına teşvik etmeli.
- Sürekli zarar verme varsa onları meşgul edip dikkatlerini yönlendirmeli, mümkünse ayrı ayrı odalarda tutmalı.

- Kavga sebebi olan şeylerden kurtulmalı. İlk çocuğu ikincinin istilasından korumalı. Ona ayrı bir oyun yeri hazırlamalı. (Bugünlerde hı ha hı ha diye heyecanlı sesler çıkararak emekleyen kızım ağabeyini oyununa dalıp her şeyi çekiştiriyor. Bu istila ne demek çok iyi biliyorum.)
- Çocukları birbiriyle kıyaslamamalıyız. Farkında olmadan söylediğimiz bazı şeyler de kıskançlık sebebidir.
- Oynama ve işbirliği çabalarını takdir etmeli.

 
        ÇOCUKLARDA UYKU                      
Bir gece uykusuz kalan birisi huysuz,                   
 acayip, sinirli, sakar ve beceriksiz olur.
İki gece uykusuz kalırsa düşünmede
ve bir şeyler yapmada problem yaşar.
Beyni ve vücudu normal görevlerini yapamaz.
Beş gün uykusuz kalırsa hayal görmeye başlar.
Kısaca beynin ve vücudun uykuya ihtiyacı var .
Uykusuz kaldıklarında beyin vücuda gerekli
 emirleri veremez.Şimdi iyi bir uykunun püf
noktalarına bakalım.Bunların hepsi sizin işinize
yaramayabilir.Ama birkaç tanesi işinizi görebilir.
       Uyumadan önce biraz kitap okuyalım yada yazı yazalım.Bu şekilde uyumayı zorlaştıracak düşünceler kafadan uçar gider.
       Karanlık bir odada uyuyalım eğer karanlıktan korkuyorsak odada ışık değil,koridordaki ışık yada gece lambası açık kalabilir.Çünkü ışıklı yerde vücudumuz iyi dinlenemez.
       Kahve ve çay uykumuzu uçurur.Uyumadan önce uykumuzu uçuracak yiyecek ve içeceklerden uzak duralım
       Uykudan önce hop hop hoplayıp,zıp zıp zıplayarak spor yapmayalım.Spor yapmak istiyorsak bunu gün içinde yapalım.
       Sağ tarafımıza yatalım,Kalbimiz solda olduğunda, sol tarafa yatılırsa kalp sıkışır,rahatsız olur Sırt üstü de yatabiliriz fakat asla yüzükoyun yatmamalıyız.Çünkü buda kalbe çok zarar verir.
       TATLI UYKULAR J



Arkadaşına Gönder


Yorumlar

Puanlama

Puanlama : 4.7/8 (388 Oylama Yapılmıştır )

Ziyaretçi Sayısı : 10726